YAYINEVİ  |  Bütün Yazıları
24 Ocak Anayasası (Temmuz-Aralık 1982)
SBN : 978-975-8084-49-4

"Bir Anayasa ki basına güvenmez; yüksek yargıçlara, yargı kuruluşlarına güvenmez; bir anayasa ki işçilerine, memurlarına, köylülerine güvenmez; bir anayasa ki avukatlarına, mühendislerine, doktorlarına güvenmez; bunların yasal örgütlerini birer suç odağı gibi görür... Bütün hak ve özgürlüklere karşı devletin sınırlama yetkisini getiren ... anayasa, sıra özel sektöre gelince yumuşar. Toprak reformu ve kamulaştırma söz konusu olunca devletten kuşkulanmaya başlar. ... Toplumun büyük kesimlerine karşı kuşku, özel sektöre ve Cumhurbaşkanı’na duyulan güven, Aldıkaçtı Anayasası’nın temel ideolojisini oluşturmaktadır. (Cumhuriyet, 15 Ağustos 1982, Güvensizlik Belgesi)

Aldıkaçtı Anayasası, bir huzur anayasası olmaktan çok uzaktır. Tersine, çeşitli toplum kesimleri arasında uyuşmazlık tohumları atan bir anayasadır. Bu tohumların yeşermesi, yarın toplumu büyük bir kargaşanın içine sürükleyebilir. Türk halkı böyle bir anayasaya mahkum edilmemelidir. (Cumhuriyet, 1 Ağustos 1982, 24 Ocak Anayasası)

Hukukun sosyal sınıflar arasındaki yarışmada yeri yoktur. ... Hukuk bütün sosyal sınıfları ... aynı güvencelerle donatmamışsa, herkese hakça ve eşitçe davranmamışsa, orada ideolojik niteliği ağır basan hukuk vardır. Ve orada, hukukçulara değil, emir kullarına rastlanır." (Cumhuriyet, 6 Ekim 1982, Hukukçu ve Görevi...)

Uğur MUMCU

24 Ocak 1980'de,"24 Ocak Kararları" diye bilinen ünlü Ekonomik İstikrar Önlemleri Paketi yürürlüğe konur. Başbakan, Süleyman Demirel; DPT ve Başbakanlık Müsteşarı da Turgut Özal'dır. Ülkenin toplumsal, ekonomik, siyasal yaşamına bir bomba gibi iner bu kararlar. Ama acısı sonradan farkedilen bir bıçak yarası gibi... Göreceli de olsa demokratik bir yapıda, seçilmiş bir parlamento ile, iyi kötü ifade özgürlüğünün kullanlabildiği bir ortamda bu kararları yaşama geçirmek son derece güçtür. Bu nedenle olacak, 24 Ocak Kararları'nı 12 Eylül darbesi izler. 24 Ocak kararlarının gerisindeki IMF programı ancak bu sayede, yani "süngü zoruyla" tam bir uygulanabilirlik kazanmıştır. Ancak sırf 24 Ocak Kararları adamakıllı uygulansın diye askeri yönetimi sürgit uzatmak da mümkün değildir. İşte 1982 Anayasası, yani 12 Eylül Anayasası da bu sorunun çözümünü sağlar.

7 Temmuz – 5 Aralık 1982 yazıları...
 

DİĞER KİTAPLAR
  • http://umag.org.tr/no466.asp