YAYINEVİ  |  Bütün Yazıları
Kurtar Bizi Baba (Temmuz-Aralık 1987)
SBN : 975-8084-59-3
Dün Afyon'da "babalar günü" yaşandı. Cumhuriyet Meydanı'nda "Özal Baba", İstasyon Meydanı'nda da "Demirel Baba" konuştu.
 
Afyonlular bağırıyordu: 
 
- Kurtar bizi baba!... 
 
Şimdi halk, kendi oyuyla yürürlüğe giren yasaklara karşı "kurtar bizi baba" diye Demirel'i alkışlıyodu. 
 
"Halk aldanmaz" deniyorsa, bundan, ya anayasaya "evet" oyu kullanırken, ya da şimdi Demirel'i alkışlarken aldanmakta olduğu sonucu çıkmaz mı? Hangisi milli irade, hangisi milletin oyu? 
 
(Cumhuriyet, 25 Ağustos 1987, Babalar Günü...) 
 
Batı türü demokrasiye bizim ülkemizde ... 
 
Anayasa "müsait" değildir, Ceza Yasası "müsait" değildir, Sendikalar Yasası "müsait" değildir, Dernekler Yasası "müsait" değildir, Pasaport Yasası "müsait" değildir, Siyasi Partiler Yasası "müsait" değidir. Halkoylamasına konu olan geçici yasaklar da, Batı türü demokrasiye sırtını dönmüş bu Anayasa'da yer almıyor mu? Üstelik bu Anayasa, halkın, yüzde 92'ye varan ezici çoğunluğunca onaylanmadı mı? 
 
Bu yasakları savunmak, uygar ve çağdaş bir insan için ayıptır. Ama, bu geçici yasakları savunmak ayıptır da, Anayasa'da, Ceza Yasası'nda ve öteki yasalardaki kalıcı yasakları savunmak ayıp değil midir? 
 
O da ayıptır, bu da ayıptır. Özal'ın Demirel, Ecevit, Erbakan ve Türkeş için savunduğu yasaklar da ayıptır; Demirel'in Behice Boran, Doğu Perinçek, Abdullah Baştürk için savunduğu kalıcı yasaklar da ayıptır. 
 
Geçici yasaklara karşı olup, kalıcı yasaklardan yana olmak ise büsbütün ayıptır. 
 
(Cumhuriyet, 11 Ağustos 1987, Ayıp...) 
Uğur MUMCU 
 
4 Temmuz – 31 Aralık 1987 yazıları...
DİĞER KİTAPLAR
  • http://umag.org.tr/no466.asp